• başımızdaki kütük

    1.
    rahmetli menderes'in zamanında bir sözü vardı; ''ben bu milletin önüne kütüğü aday göstersem onu da seçtiririm.'' nitekim bu söz, bizzat kendisi tarafından gerçekleştirilmiş olmasa da dolaylı olarak gerçekleştirilmiştir. an itibariyle de kendisi televizyon ekranlarındadır. ve gezi parkı'ndan bahsetmektedir ki gezi parkı direnişi'nin ortaya çıkışı ve bu direnişin tüm anadolu'ya yayılması, direnişçilerin de değindiği gibi olay üç-beş ağaçtan dolayı değildir.

    bu düşünceye aynen katılıyorum. olay bir ağaçtan değil bir kütükten kaynaklanmaktadır. o kütük öyle bir kütüktür ki halkı ayrıştırmak için elinden geleni ardına koymamakta ve yalnızca bir kütüğün yapabileceği ucuz toplum mühendisliği oyunlarına sığınmaktadır. anadolu direnişi'ni gezi parkı'na hapsetmeye çalıştı. yemedi. sonra gezi parkı'nı taksim meydanı'ndan ayırmaya kalkıştı. o da tutmadı. pardon bunları toplumbilimciler yaptı. kütükler yapamaz.

    kendisi az önce de gezi parkı ahalisi'ni tehdit etmiş yarına kadar parkı boşaltmaları için muhlet vermiştir. taksim'deki kereste fabrikasına kendisi beklenmektedir.

    not: bu arada yanlış anlaşılmasın, kimsenin şahsına hakaret ettiğim yok burada. sadece başımızdaki kütüğe değindim.
    #20093467 :)
  • türkiye nin dış borcunun artması

    1.
    halkın %50'si* türkiye'nin imf'ye olan borcunu ödediğinden dolayı dış borcu bitti sanmasının yanında ato'nun çıkıp başbakanın imf'ye olan borcu sıfıra indirmesine -adam cebinden ödemiyor ya- minnettar kaldıklarını oraya buraya reklam etmeleri ancak ve ancak halkı kandırmaktır. pespayeliktir. marjinalliktir. çapulculuktur. burjuvanın terörüdür.
    türkiye'nin imf'ye olan borcu sıfırlanmamış, geçtim sıfırlanmasını azalmamış, aksine 7 haziran 2013 tarihinde borç dünya bankası'na olmak üzere 3 kat artmıştır.

    bu da kanıtı:
    http://getir.net/ui8l (hazine müsteşarlığı'nın sitesinden)
    #20054320 :)
  • kurban kesmek dünyaya ihanettir

    1.
    kurban kesmek, var olduğu inanılan yaratıcıya bir canlı adamak.. ortaçağ'ın ve daha da öncesinde islam devri'nden kalma kokuşmuş ve temelsiz geleneklerden, adetlerden beslenen ve cahil insanlığın hiç yok olmaması sebebiyle günümüze kadar gelebilmiş olan adak inancından yakınan algısı açık bir ateist ya da bir hümanist tarafından söylenebilmesi beklenen bir haykırıştır..

    kurban bayramı vesilesiyle yokluğuna dair gerçekliği bilim dünyasınca sayısız kere ispatlanmış yaratıcıya bir canlı adamak ve temiz dünyamızın atmosferini ve topraklarını kanla ve kan kokusuyla bulandırmak, müslümanların dile getirdikleri gibi yoksul insanların aç karınlarını doyurmaya ve onları paylaşmanın verdiği hazla mutlu etmeye çalışmak değildir. asıl amaç, olmayan ama müslümanlar tarafından rüyalarda gökteki ak sakallı dede olarak görülen, gerçekte tasvirsiz olduğu savunulan tanrı için kan akıtmaktır.

    bir insanın adak inancı uğruna kan akıtması, ateist-hümanist literatürde saçmalıktan başka bir şey değildir. insan, hem etçil hem de otçul beslenme şekline şekline sahip bir hayvan olarak belirtilir biyolojide. ve hayatta kalmak için gerekli vitaminleri ve mineralleri alabilmek adına gerektiği zaman ot, gerektiği zamanda et yiyebilir. ama bu et yeme ihtiyacını kurban bayramıyla bağdaştırmak ve adak inancının içerisine oturtmak insanlığa yapılmış bir ihanet, hayvanlar alemine de yapılmış bir cinayettir.
    #9947324 :)
  • bir tanrı öpücüğü

    1.
    dünyaları, evrenleri, gökleri, zamanları, boyutları ve hayatları ve bilimum detayları ve de karmaşıklıkları yaratmış olan yüce yaratıcının, ancak bir ateistin yanağına onun rüyasında konduracağı öpücüktür.

    bu öpücük de öpücüğün sahibinden dolayı öyle yüce öyle kudretli ve öyle büyülüdür ki, ateist kişisini rüyasında bir haz noktasından başka bir haz noktasına taşır. rüya içerisinde tüm rüyaları görmesine sebep olur. sabah uyandığında ise, tanrının kudretli gücünün gerçekte, sadece, yatağını ve iç çamaşırını batırabilmesine yaradığını tekrardan anlar sorgulayıcı insan.
    #9947318 :)
  • evrim teorisini anlayamamanın dayanılmaz saçmalığı

    1.
    evrim denilen şey, bilim dünyasında daha da özele inersek biyoloji dünyasında şu an bilincinizde beliren kavramlar ve de imgeler bütünlülüğünün, canlı türlerinin nesilden nesile kalıtsal değişime uğrayarak ilk halinden farklı özellikler kazanması*dır diye kabaca teorik olarak açıklanmıştır. evrim geçirmek, anlayamama durumunun başlıca nedenleri arasında yatmaktadır. bu olaya geçmişten örnekler verince, ''ara geçiş formu neredee, kurbağa bacaklı at kafalı, insan s.kli canlı göstermelisin.'' gibi karaktersizliğin de göstergesi olan sorularla karşılaşılmaktadır. evrimde ara geçiş formu diye bir şey olmaz. her populasyondaki canlıların kendilerine has olan ortamın şartlarına direnme güçleri vardır ki bu; beslenmeyle, yaşarken elde edinilen deneyimlerle, sevişmeyle vs. doğru orantılı olarak değişmektedir. ortam şartları kötüleştikçe hayat deneyimi fazla olan hayatta kalabilecekken diğeri doğal olarak üzerinde hissedeceği yüksek eziklik duygusundan dolayı toprağa karışacaktır.** bunun sonucunda da daha iyi sevişebilen canlılar hayatta kalmış ve farklı bir populasyon ortaya çıkmış olur.

    evrimin kabaca anlatımı budur. bu ilk canlıdan itibaren böyle süregelmiştir. ''peki ama popuslayon sadece yenileniyorsa, şimdi niye yeni ve tek bir populasyon yok?'' gibi zeka yoksunu bir sorunun ise tek bir yanıtı vardır; göçler. ezik canlıların tamamı bulundukları sınırlar içerisinde toprağa karışmazlar. yaşabilecekleri başka yerler bulur ve o yeni yerin yeni şartlarına göre yeniden şekillenirler. bunun sonucunda ise, iyi sevişebilen bir populasyon değil de iyi güreşebilen bir populasyonun ortaya çıkması kaçınılmaz ihtimaller arasındadır. ha ilk canlı mı nasıl oldu? buradan yola çıkarak big bang'in de nasıl olduğunu mu konuşmalıyız? araştırmak ve okumak erdemli insanların bir görevidir.

    tablo bu haldeyken anlayamamannı tek sebebinin çarpık eğitim sisteminin anlayışsız bireyleşememiş kişiler/kişicikler yetiştirmesine bağlamak yerinde bir saptama olacaktır. ki sorunlar bununla da bitmiyor. bundan daha da büyük bir sorun var önümüzde.* sorunumuz evrimi anladığını sanan kişiler...

    evrimi anladığını sanan kişilere haklarını vermek lazımdır. evrimin teorik ama kanuna yakın yapısını ve içeriğini büyük ölçüde anlamışlardır ama anlayışsızlık kültüründen kurtulamadıkları için sürekli kur'an'dan, şundan, bundan örnekler vermeye çalışmaktadırlar. kur'an'ın eski arap mitolojisinden başka bir şey olmadığına değinmek başka bir araştırma konusudur.

    evrimle ilgili evrime karşı kullanılan ''anti-tez'' sıfatını dahi alamayacak en güçlü açıklama ise; ''ben maymundan gelmedim lan''vari açıklamalardır. evrim teorisi zaten insanın maymundan ürediğiyle ilgili hiç bir teorik bilgiye sahip değildir. maymun da günümüzde yaşamaktadır, insan da. kromozom sayıları, kemik yapıları, analog organlar falan filan göz önünde bulundurulduğunda bu neyin göstergesi olur? insanla maymunun atalarının ortak olduğunun.

    evrim teorisine inanışla ilgili tabular ise son gündem maddemizdir. evrim teorisine inanmak diye bir durum yoktur. bu bilimsel bir teoridir ve içeriği ortadadır. araştırıp üzerine düşünülmelidir. bilimsel olarak bir hata görülmesi durumunda ise alternatif bilimsel evrim teorileri geliştirilebilinir. aklın yolunun bilimden geçtiğine inanmak durumu vardır. buna inananlar ne ateisttir ne teisttir ne agnostiktir ne mümindir ne deisttir ne de zırtapozdur.*
    bu civanım bilim düşkünü insanlara dini etiketler yapıştırmaya çalışmayın. herkesin dini inancının kendine ait ama sorgulanabilir olduğunu her gün hatırlayın. bilimle dinin** kesişim kümelerinin boş küme olduğunu şu an öğrendiyseniz bir daha hiç unutmayın.haydi **
    #9404990 :)
  • hoşlanılan kızı düşünmek

    1.
    yaşanılan zamanın her anı içerisinde her kalp atışının sesinde ve istemsizce kapanan göz kapağının kişiyi anlık olarak karanlıkta bir başına bırakması ile vücutta oluşan bir sıcaklık umutsuzca akla gelen bir endişe, yapılacak bir şey olmamazcasına, sinir hücrelerinin de aracılığıyla beyinde, ulaşılmaz ama ulaşılacak olan ruh ikizinin, bulunmaz hint kumaşının; iç eriten bakışlarının, soğuğu içine çekip yavaşça ve baş döndüren nefes alışverişiyle esas kişinin de içine çektiği havayı büyüleyen burnunun, konuşurken gözleri etkileyen dudaklarının ve dudaklarını ıslatan dilinin ve tüm hatlarıyla birlikte vücudunun beyinde elektriksel yolla maddeleştirilmesidir.
    #9207068 :)
  • hoşlanılan kızın nefret dolu bakışına maruz kalmak

    1.
    bir şekilde, çeşitli şartların bir araya gelmesiyle birlikte bir yerde rüyalarda aranılan kızla karşılaşılması ve onun güzelliği, kokusu, göz kamaştırıcılığına kapılıp gerçekleşen baş dönmesine engel olamayıp, baş döndürecek derecede büyüleyiciliğe sahip olan varlığı daha ayrıntılı daha içten tanıma isteği içerisinde kıvranıp, akmakta olan zamana bağlı süreç içerisinde göze dünya güzeli görünen o tatlı o ateşli o şehvetli bakışlar atan koruma, okşama ve sevme içgüdüsü ile yaklaşılan kıza, aşkını içten yaşayan er kişinin açılması ve saçılmasıyla birlikte artık ışıl ışıl parlayan tatlı dudakların olduğu yüzdeki gözlerin aynı fakat anlam değiştirmesiyle birlikte insanoğlunun içini acı acı yakan ateş gibi iç burkucu bakışlara maruz kalmaktır.
    #7531671 :)
  • ateist ya da agnostik olmayanların aptal olması

    1.
    bireysel mükemmelliği yakalama yolunda yürüyüp de asla mükemmel olunamayacağını bilip fizik, kimya, biyoloji, psikoloji ve diğer pozitif bilimler ile felsefenin de eşliği ile evreni, hayatı yorumlayarak neden yaşadığını anlamlandırmaya çalışan insanın yalnızca zeki insan olduğu gerçeğiyle birlikte, kozmosu incelerken; evrenin bir yaratıcısı olmadığını, olduğuna dair de hiç bir kanıtın olmadığını çözmesi ve de kendisini agnostik ya da ateist olarak adlandırması sonucu ortaya çıkan duruma ait olan saptamadır, ateist ya da agnostik olmayanların aptal olması.

    ateistler kesin ve net bir bilgiyi; tanrının olmadığı doğruluğunu gerçekliği ile birlikte ortaya koyarlar. agnostikler ise, tanrının varlığı ya da yokluğu hakkında fikir yürütülemeyeciği gerektiğinin yanı sıra bilimle bütünleşmiş beyinlerin tanrı kavramıyla ilgilenmemeleri gerekliliğini de savunurlar. agnostikler her ne kadar tanrı hakkında bilimsel objektifliklerini korumaya çalışsalar da, bilimsel dünyanın dışında yer alan bir kavramla ilgili olarak bilimsel bir değerlendirmenin yapılamayacağını bilip de bilmemezlikten gelmektedirler. kaldı ki agnostikler de tanrı kavramının bilinmezliği üzerine fikir beyan ederken, tanrının olmadığı doğruluğunu gerçekliğiyle birlikte altyapısal olarak argüman olarak benimsemişlerdir.

    din ile dinin güzellikler ile dolu dünyaya getirdiği karanlıkla savaşta ateistler ve agnostikler önsaflarda yer almışlardır ve aydınlık bir dünya için de saflarını korumaya devam etmek için her türlü aptallığa karşı insanlığı bilinçlendirme, akıllandırma ve aydınlatma yolunda canlarını ilerici bir dünya toplumu için feda etmeye hazır olacaktır, birey olduklarının farkında olan zeki insanlar.
    #7477403 :)
  • hayat bir düştür

    1.
    hayat bir düşten ibarettir. her şey; biz bireysel mükemmelliği elde etmeye çalışan insancıkların zihinlerindeki üç beş sahnenin, kendimizce gerçek olarak varsaydığımız sahnenin bütününde hayat bulması ve ardından hayatın tozlu defterlerinde yerini almasıdır.

    düş, hayvanlar alemindeki insanı, gerçekliği dahi belli olmayan hayata; dış dünyaya bağlayan, ezici güçlerin yanında bireye ezikliğini hissettirendir.
    kimi zamansa o'nu kral yapandır.
    #6950511 :)
  • kadinsozlugu com

    1.
    tahminimce geçtiğimiz ay açılan ve tek bir yazar tarafından geliştirilmeye çalışılan bilgisayarim.org projesi ve de kapanması an ihtimali olan sözlük klonu.
    #5505117 :)
  • blogritik blog dergisi

    1.
    temelleri tarafımca gün itibariyle atılmış, oluşum aşamasındaki dergidir. herkes blog dünyasıdır tutturmuşken, blog dünyasının eksikliklerinden birisi tamamlanmaya başlanmıştır.
    dergi hakkında bilgi edinmek için;
    http://blogritik.blogspot.com
    uludağ sözlük yazarlarına şimdiden teşekkür edilmektedir yardımlarından dolayı.***
    #5451070 :)
  • ateistlere laf atanları kaka olarak görmek

    ?.
    tüm sözlük ahalisi de farkındadır ki, ramazan** ayının gelmesiyle bir bağnazlıktır, gericiliktir, kendini bilmezliktir, mendaburluktur almış başını giderken arada ateistlerin de ezildiği gözden kaçmamaktadır. ezilmeyi geç, islmcı-faşolar neredeyse sınırsız, hür düşünen insanların cılkını cıkarmaya çalışarak, hür beyinleri, gelişmiş, zengin düşünceleri de sekteye uğratmak, kuyuya gömmeye çalışmaktadır ki bunu bilerek yapıyorsa tebrik edilesi kişidir zekasından ötürü, velhasıl %99.99 ihtimalledir ki amacı sadece b*k atmaktan ibarettir, işte o zaman (bkz: sağcı insanların düşünme yetilerinin düşük olması) kanıtlanmaya namüsait değil müsaittir.

    zarara uğrayanlar tanrının yokluğuna inananlar olduğu için, yapılması gereken tek bir husus değil iki husus vardır amma velakin; birinci hususla zaman kaybedilmemesi gerekmektedir. direk olarak ikinci hususu uygulamak en uygun olanıdır;
    (bkz: ateistlere b*k atanları b*kçuk olarak görmek)

    birinci husus şu idi;
    düşünme yetileri düşük olan insanları;
    (bkz: sağcı insanların düşünme yetilerinin düşük olması) düşünmeye sevketmek.
    #3917001 :)
  • ülkücülük ve milliyetçiliğin zıt kavramlar olması

    1.
    ülkücülük, idealistliktir. fakat; günümüz türkiye'sinde ülkü ocakları ülkücülük adı altında türkçülük yapmaktadırlar. türkçülük, türk ırkının üstünlüğünü diğer ırklara kabul ettirmek adına diğer ırklara kırım yapmak demektir. bu da faşizmdir.**
    milliyetçilik ikiye ayrılır; birincisi, yurtseverlik. ikincisi, milli egemenliktir. yurtseverlik, ülke sınırları içerisinde yaşayan tüm halkların eşitliği ve refahı demektir. milli egemenlik, bir milletin kendi yolunu kendisinin tayin etmesi demektir.
    bu bakımdan, ülkücülüğün milliyetçilikle hiç bir alakası yoktur. çünkü; yurtseverlik ve milli egemenlik kavramlarını, kürt halkıyla örneklendirecek olursak; birincisinde, kürt halkının türk halkıyla eşit haklar içerisinde refahı, ikincisinde ise, kürt halkının bağımsızlığı söz konusudur. kendilerine ülkücü diyen insanlar ise, kürt halkıyla ilgili olan bu iki gerekliliğe de karşı çıkmaktadırlar. dolayısıyla, milliyetçilik ve ''ülkücülük'' adı altında yapılan türkçülük birbirine taban tabana zıttır.
    #3905565 :)
  • oruç tutmanın saçmalığı

    1.
    oruç tutmak islam'ın bir şartıdır. ve oruç, sokakta ya da evde yaşayan açın halinden anlamaktır. ki fikir güzel. aç adamın halinden anlamak. uygulamaya bakınca, b*ktan beter.
    sen gün boyu yemek yeme, aç dur. sonra akşam eve gel loppadanak midene ziyafet çek. olur mu bu, oruç tutan bacım, kardeşim. yoksulluktan dolayı aç kalan adam, bir kaç saat aç kalabildikten sonra midesine eğlence yaşatan mıdır yoksa ''açlıktan geberecem lan'' diye inim inim inleyen midir?*
    misal, oruç tutarak bir şey yaptığını sanan insanlara göre; ben oruç tutmuyorum. ha onlara göre günahta işliyormuşum. lan elime geçen paraya bakıyorum bir de bir ayda ve de bir yılda kaç gün var ona bakıyorum. bu, ''oruç tutuyorum.'' diye ortalıkta gezen dallamaların yanında ben neymişim. istesem de istemesem de yılın 365 gün 6 saati oruç tutuyormuşum da haberim yok.

    madem, amaç açın halinden anlamak. bunun için, mideni çalıştıracağına kafanı çalıştır. aç adamı da kendi maddi seviyene ulaştırmak için çabala. neymiş? bunun için de, zekat veriyorlarmış. aç adama yetiyor mu ki bu zekat. düşüncesiz arkadaşım sen gel kafanı kullan bilimsel sosyalizmin ilan edilmesine yardımcı ol. ülkedeki her bireyin maddi durumu eşitlenmeye yakın olsun. sen anlamlı bir nedenden dolayı saçma bir uygulama ile yılın bir ayı aç kalmaktan kurtul. aç adam da bir yıl boyunca aç kalıpta gebermekten kurtulsun.
    #3901919 :)
  • sağcı insanların düşünme yetileri

    ?.
    sağcı insanların düşünme, düşünebilme kabiliyetlerinin solculara nazaran daha da düşük olması durumudur. ve evet bu bir gerçektir. sebebi ise, sonucundan daha kolaydır ki iq seviyesi ne olursa olsun hemen herkesin anlayabileceği türdendir.

    gelelim sebebe; sağ düşünce** yapısına bakalım. sağ düşünce; ülkücülük, ılımlı islamcılık ve faşoculuktan oluşmaktadır. sol düşünce yapısına baktığımızda; kemalizm*, komünizm, sosyalizm, troçkizm, stalinizm, leninizm, marksizm, maoizm,...

    bu düşünmekten ve düşünememekten kaynaklanmaktadır. görüldüğü gibi sol kendi içinde bir çok akıma bölünmüştür. bu düşünce zenginliğinden kaynaklanır. sağ ise; pek bir akıma ayrılamamıştır. bu da düşünme kıtlığından kaynaklanmaktadır.

    bu analiz de, bu analizi okuyanlara, ''cahil'' diye tabir edilen sağ kesim insanının gerçekten de ''cahil'' olduğunu ortaya koymaktadır.
    #3887770 :)
  • türkçe kelimeleri yanlış yazma sorunsalı

    ?.
    dil bilgisi kurallarını bilmeyenlerin, bilenlerden yüzlerce kat fazla olduğu ülkemde; yapılan yalnışlardır.* sadece kural bilmemekten değil, telafuzdan kaynaklanan yanlışlar da vardır. yapılan yanlışlara örnekler:
    dahi anlamındaki ''de'' nin ayrı yazılmaması
    bağlaç olan ''ki'' nin bitişik yazılması
    şarj yerine şarz kullanılması
    'dil bilgisi'nin bitişik yazılması

    #3520424 :)
  • nazım hikmeti anmamak

    1.
    3 haziran nazım hikmet ran'ın bedenen değil, fikren sonsuza kadar yaşayacağı günün başlangıcıdır. ancak, o günü türkçülük adı altında ümmetçilik yapanlar, iktidar yalakaları genç beyinlerin öğrenmemesini, öğrenenlerin de unutmaya çalışmalarını istemektedirler. icraatta da bulunmaktadırlar.
    ismini vermek istemediğim okulumda türkçülük adı altında ümmetçilik yapan edebiyat öğretmeni* 3 haziran günü iki tane aşık getirmiştir. birisi aşık kul nuri, diğeri mustafa aydın. diğerini tanımıyorum ama birisini tanıyorum. sürekli ankara belediye başkanı i.* melih gökçek'i öven zımbırtının tekidir. karşılığında da para alır.
    edebiyat öğretmeninin (artık edebiyt öğretmeni mi düşmanı mı bilmiyorum) yaptığı bu iş, nazım'ı unutturmak, anmamak için yaptığı bir provakasyondur.
    (bkz: türkçülük adı altında ümmetçilik yapmak)
    (bkz: provakasyoncu öğretmenler)
    #3510141 :)
  • ateistlere laf atanlari kaka olarak gormek

    1.
    (bkz: ateistlere laf atanları kaka olarak görmek)
    #5196784 :)
  • ulkuculuk ve milliyetciligin zit kavramlar olmasi

    ?.
    (bkz: ülkücülük ve milliyetçiliğin zıt kavramlar olması)
    #5196780 :)
  • zeki kivrak

    1.
    * zeki; zekası kimi insana göre yüksek olandır. kıvraklık; hareketli, esnek vücuda sahip olan kişinin esnekliğini kullanarak vücudunu kıvırabilmesidir.
    ve burada zeka devreye girer. zeki insan kıvrak hareketleriyle insanları büyülecek düzeye gelir. bu kişi zeki kıvrak kişidir.

    bir de mecazi anlamda zeki kıvraklık vardır; laf kıvırmadır. sözde kişi, kendisi hakkında eksi olguların ortaya çıkmaması için, zekice laf kıvırabildiğinden, olguları başka yöne çekmeyi başarabilendir.
    #3904662 :)
  • yeni şeyler getiriyorum